Logo
Çağ Üniversitesi
23.02.2025

BÖLGESEL GELİŞMELERİN YEMEN KRİZİNE ETKİSİ

Şefika Sinem GÖNENDİ tarafından

Arap Baharı'nın Yemen'deki Yansımaları ve Husilerin Yükselişi
     11 Şubat 2011'de Arap ülkelerinde başlayan halk ayaklanmalarının etkisiyle Yemen'in başkenti Sana'da halk reform talepleriyle sokağa çıktı. Husiler, bu ayaklanmayı fırsat bilerek gösterilere katıldı. Aynı yıl Yemen Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih, sarayındaki camide düzenlenen saldırıda yaralandı ve tedavi için Suudi Arabistan'a gitti. Bu süreçte, Körfez İşbirliği Konseyi'nin (KİK) başlattığı Yemen barış planı anlaşmasını imzalayarak görevini dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Abid Rabbu Mansur Hadi'ye devretti. Eğer bu barış planı olmasaydı, ülkede iç savaşın patlak verme olasılığı oldukça yüksekti.

Hadi Dönemi ve Siyasi Belirsizlik
     Cumhurbaşkanlığı görevini devralan Hadi, 22 Aralık 2011'de hükümet yanlısı siyasi gruplardan oluşan yeni bir kabine kurdu. 21 Şubat 2012'de gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tek aday olan Hadi, %66 oranında katılımla seçildi. Muhalefet, Hadi’ye iki yıl içinde parlamento seçimi ve anayasal reformlar yapması koşulunu sundu. 2013 yılında Birleşmiş Milletler gözetiminde Ulusal Diyalog Konferansı toplandı. Konferansta, Yemen'in altı federal bölgeye ayrılması önerildi: Saba, Janad, Azal, Tahama (kuzeyde) ve Aden, Aladra (güneyde). Ancak Husiler, Hadi'nin taahhütlerini yerine getirmediği gerekçesiyle diyalog sürecinden çekildi.

Husilerin Yükselişi ve Devlet Kurumlarının Ele Geçirilmesi
     18 Ağustos 2014'te Husi lideri El-Husi'nin Hadi yönetimini protesto çağrısıyla kriz daha da derinleşti. Husiler, Sana'da hükümet binalarını ele geçirdi. 2 Eylül 2014'te Hadi, hükümeti feshederek Husilerin katılımıyla yeni bir hükümet kurulacağını duyurdu. Ancak Husiler, eylemlerine devam ederek kısa sürede devlet kurumlarını kontrol altına aldı. 21 Eylül 2014'te Sana'daki hükümet binalarını işgal eden Husiler, 17 Ocak 2015'te Ulusal Diyalog Konferansı'nın genel sekreterini kaçırdı. 22 Ocak'ta Cumhurbaşkanı Hadi ve Başbakan Halid Bahan istifa etti.

Yeni Yönetim ve Uluslararası Tepkiler
     6 Şubat 2015'te Husiler, ilan ettikleri anayasa deklarasyonuyla parlamentoyu feshederek 551 üyeli bir halk konseyi oluşturdu. Bu konseyin, beş kişiden oluşan bir başkanlık konseyini seçmesi öngörüldü. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) ise aldığı 2201 sayılı kararla bu yönetimi tanımadığını açıkladı. 21 Şubat'ta Hadi, Husilerin kuşattığı cumhurbaşkanlığı sarayından kaçarak Aden'e geçti ve istifasını geri çektiğini, Sana'nın işgal altında olduğunu ve Aden'in Yemen'in geçici başkenti olduğunu ilan etti.

Sonuç ve Bölgesel Etkiler
     Yemen'deki kriz, bölgesel güçlerin etkisiyle daha da karmaşık bir hale geldi. Suudi Arabistan ve İran gibi bölgesel aktörlerin Yemen üzerindeki çıkar çatışmaları, krizin çözümünü zorlaştırdı. Husilerin ilerleyişi ve Hadi hükümetinin zayıflaması, Yemen'i uzun süreli bir iç savaşın eşiğine getirdi. Bölgesel gelişmeler, Yemen krizinin yalnızca yerel değil, aynı zamanda uluslararası boyutlar kazandığını gösterdi.

KAYNAKÇA

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/677954

Şefika Sinem GÖNENDİ

YAZAR HAKKINDA